image

PeyamaKurd - Mahsa Amini'nin henüz 22 yaşındayken, İran ahlak polisi tarafından katledilmesi üzerine başlayan ve İran’da onlarca kişinin ölümüne yol açan protestolar günler geçtikçe şiddetleniyor ve tüm dünyaya yayılıyor.

Gösteriler günlerdir devam ederken İran Devrim Muhafızları, Kürdistan Bölgesi’ndeki Kürt partilerin karargahlarını füze ve Drone ile hedef alarak vurdu.

İran rejimi, Mehsa’yı katlettiği için tüm dünyadan tepkiler ile karşılaştığını biliyor ve Batıya saldıramayacağının da farkında. Bundan dolayı rejim, Kürtleri kışkırtıp çıkan protestoları, ‘Kürtlerin art niyetli bir planı’ olarak sunma peşinde.

İran ve Doğu Kürdistan halkının başkaldırısı, Tahran rejimini oldukça zora sokmuş durumda.

Kürtler ve Batı, bu durumun farkında. Görünen o ki; Kürt ve İran halkı, İran’da geri adım atmayacak.

Jina Emini protestoları Rojhilat ve İran halkının rejim diktatörlüğüne karşı başlattığı mücadelenin temel bir parçası haline geldi. Ayrıca rejimin yok saydığı tüm kimlikler de bu protestolarda yer alıyor. Jina Emini ayaklanması için artık bölgesel siyasetin bir parçası demek yanlış olmayacaktır.

--

Birçok ülke ve kuruluş tepki verdi, PKK’den ses yok!

Yaşananlar böyle iken İran, Batıyı karşısına alamadı bunun yerine gündemi dağıtmak için, Kürdistan Bölgesi’ndeki Kürt partilerini vurmayı seçti.

Bu kirli saldırı karşısında birçok ülke ve kuruluştan tepki geldi.

Almanya, İngiltere, ABD, UNAMİ, Beyaz Saray, Irak, Kürdistan Bölgesi Hükümeti, Kürdistan Bölgesi Başkanlığı, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB), Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve daha birçok kişi, kurum, ülke İran’ın kirli saldırısına tepki gösterdi.

Dünyada saldırılara yönelik durum bu şekildeyken PKK ve PKK medyası her zaman olduğu gibi yine KDP üzerinden siyaset devşirmeye ve bu kirli saldırıyı KDP’nin üzerine yıkmaktan çekinmedi.

Ama PKK; İran’ı kınayan, saldırıları kabul etmeyen, söz konusu saldırılarının devam etmesinin bölgede endişe ve gerilim yaratacağına dair bir açıklama yapmadı.

Bunun yerine kendilerinin sübvanse ettiği medyalar aracılığı ile şu başlığı kullanarak (İran ordusu: Saldırılar Kürdistan Bölgesi Hükümeti'nin bilgisi dahilinde oldu) iftira atmaktan çekinmedi!

--

Başlıkta Kürdistan Hükümetine iftira atılırken söz konusu haberlerin içeriğinde sözde İran ordusuna ait olduğu söylenen açıklamaların içinde dahi Kürdistan Bölgesi’nin adını geçirmemişler.

Bunu PKK medyasının kendisi de ya yazmayı unutmuş ya da kitlesinin ‘KDP düşmanlığına programlaştığını’ bildiği için başlıktan verip olayı KDP’ye yıkmış.

PKK medyasında yer alan haberde İran Ordusu’nun açıklaması denilen kısım şöyle verilmiş:

 “Saldırılardan önce güçlerimiz üzerine yapılan saldırıları durdurmaları çağrısı yapmıştık. Bugün yapılan saldırılar Hemze Seid Şuheyda Muhafız Birlikleri Karargah’ı tarafından gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, Kürdistan Bölgesi’nde bu partilere yönelik ayrı ayrı yerlerde füze ve dronlarla saldırı gerçekleşti. İran Devrim Muhafızları Ordusu, Kürdistan Bölgesel Hükümeti’nin görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği sürece Kürdistan Bölgesi’ndeki Doğu Kürdistan güçlerinin üslerine saldırılarını devam ettirecektir.”

  • Akıl var, mantık var, izan var! İran, ne zamandan beri resmî açıklamalarında Doğu Kürdistan ya Rojhilat ifadesini kullanmaya başlamış?
  • İkinci bir nokta söz konusu açıklamada KDP dahilinde olduğu iddia edilen cümle nerede?
  • KDP nasıl oluyor da kendi adını taşıyan bir partinin saldırı bilgilerini İran ile paylaşıyor? Kimlerin, İran hakkında neler söylediği ve İran’ı rol model alıyoruz dediği gün gibi ortadadır.

“PKK, İran güdümünde oldukça tutumu değişmeyecektir”

PKK’nin bitmek bilmez KDP düşmanlığı ciddi anlamda tehlikeli ve düşündürücüdür.

Bu durumda dahi suçu KDP’nin üzerine atacak ve İran hakkında tek bir açıklama yapmayacak kadar düşecek konuma gelmişlerdir.

PKK’den, Tahran rejimine karşı stratejik bir duruş beklenemez. PKK, Haşdi Şabi armasını üyelerinin kolunda tuttuğu, Süleymaniye’de İran güvencesinde hareket ettiği, Rojava’da Suriye İran siyasetinin koruyucusu olduğu sürece bu duruşu değişime uğramayacaktır.

Bakalım ileriki süreçlerde PKK ve menşei yapılanmalar daha ne gibi iftiralar atacaklar!