image

PeyamaKurd - Türkiye’de seçim gündemi, gün geçtikçe daha çok girift bir yapıya dönüşüyor. İktidar kanadı seçimlerin zamanında yapılacağı izlenimi verirken muhalefet partileri ise erken seçimin Türkiye için gerekli olduğu konusunda fikir belirtiyorlar. İki tarafta durum böyleyken diğer yanda ise iktidar ve muhalefet, Kürtleri kaybetmeme ve onlarla beraber hareket etme eğilimindeler. Kürtler ise olası bir erken seçim ya da normal seçimde kendi başlarına hareket edebileceklerinin sinyallerini veriyorlar.

Kürt siyasetçi ve eski HDP milletvekili Hasip Kaplan gelecek seçimlere ilişkin PeyamaKurd’e konuştu. Kaplan, Kürtlerin iki ittifaktan da bir fayda görmeyeceğini ve Kürtlerin, onlara seçimi kazanmalarına yardım etmemesi gerektiğini belirtiyor.

Türkiye'de 2023 yılında yapılması beklenen seçimlerde Kürtler nasıl bir rol oynar? Ya da Kürtlerin bir rolü olur mu?

Türkiye’de 2023 seçimlerinin belirleyicisi ve anahtarı Kürt Halkı ve demokrasi güçleridir. Bakur Kürdistan’ında, metropollerde, diasporada olsun çok bilinçli bir Kürt seçmeni var. Irkçı, ayrımcı nefret kusan faşistlere işgallerin, hapislerin kayyımların yasaklarda insanlığa karşı işlenen suçların hesabını soracaklardır.

Kürtler hangi ittifakta yer almalı? Size göre Kürtler hangi tarafta olursa daha fazla kazanım elde eder?

Cumhur ve Millet İttifakı belirleyici iki ittifak değildir. Birisini MHP diğerini İYİ Parti faşistleri zehirliyor. İkisinin ittifakı seçimin yüzde on barajı üzerine kurulan, Kürt ve farklılıklara, özgürlüklere düşmanlığı esas alan ittifaklardır.

Bu ittifaklar ilkesiz, programsız, statüsüz günü birlik ve dağılmaya mahkum ittifaklardır.

Kürtlerin görevi böylesi ilkesiz, kemiksiz Kürt düşmanı olan ittifaklara kazandırmak değildir.

Sizce Millet İttifakı Kürtlerle bir arada olmayı kabullenmiş mi ya da hak ediyor mu?

Millet ittifakı yerel seçimlerde HDP’nin yaptığı jesti, büyükşehir belediyelerindeki kazanımını göremedi, değerlendirmedi. Bu durum HDP  ve Kürtleri kızdırdı. İYİ Parti iyi olsun diye Kürtleri, demokrasi güçlerini dışlamak ve uzak durmak, ilkesiz ve faydacı yaklaşım kızdırdı.

Millet ittifakı bu şansını kaybetti. HDP, ‘Üçüncü Yol İttifakını’ Alevileri azınlıkları demokrasi güçlerini buluşturmaya birleştirmeye çalışıyor. Daha şimdiden yüzde Onbeşlerin üzerinde oy potansiyeli taşıyan üçüncü bir ittifak var. HDP, Millet ittifakına mecbur ve mahkum değildir.

Seçime henüz iki yıl var. Ama Türkiye seçim atmosferine girmiş durumda. Siz bu süreçte AKP'den Kürtlere yönelik nasıl bir hamle bekliyorsunuz?

AKP seçimlerde en çok kaybeden parti durumunda. DEVA ve Gelecek Partisi de kurulduktan sonra Kürtlerden aldığı oylar oldukça azaldı.

7 Haziran 2015 yılından bu yana Kürt halkına yapılan düşmanlık, Rojava ve Başur Kürdistanına saldırılar ve suikastlar Kürt halkında büyük öfke yarattı. İnsanlığa karşı işlediği suçlar şehir yasaklarında Sur, Cizre, Silopi ve Nusaybin gibi yerlerde işlediği katliamlar yüz yıl geçse unutulmaz.

AKP artık ağzıyla kuş tutsa Kürtleri kazanamaz. İlkeli programlı ve kamuoyu önünde deklere edilmiş anayasa değişikliği ile güvenceye alınmış eşit yurttaşlık ve özgürlükler tanınmadan artık hiçbir şey yapamaz. Aynı şey CHP için de geçerlidir. 90’lı yıllarda CHP koalisyon olmanın bedelini bugün dahi ödüyor.

Şu anda bazı anket sonuçları ve birçok siyasetçi 2023 seçimlerinde Kürtlerin Cumhurbaşkanını belirleyeceği yönünde tahminlerde bulunuyor. Sizce Kürtler bu seçimde nasıl bir yol izlemeli?

Anketlerin belirlemesine gerek yok, mevcut ittifaklar ile seçimlere girilse Kürtlerin seçimleri belirleyecek tek güç olduğu görülür. Yüzde on beş oyu ve üzeri sadece HDP’nin başını çektiği üçüncü yol ittifakı sağlayabiliyor.

Yüzün üzerinde parti kuruldu, tamamı bir HDP etmiyor.

Son olarak HDP bu seçimde nasıl bir yol izleyecek ya da izlemeli?

HDP’nin kaptılması, Kobani davası, kayyımların sürmesi milletvekillerinin AİHM kararlarına rağmen hala tutsak olması kabul edilemez.

Irkçı, aşırı dinci İŞİD’çi faşist tek adam rejimi bütün bunların bedelini ödeyecek. 27 Eylül’de HDP, seçimlere ilişkin deklarasyon açıklayacak. AKP yeni bir seçim yasasını Ekimde meclise getirecek. Artık ilkesiz programsız ve omurgasız ittifaklar dönemi kapandı.

Herkes önümüzdeki seçimlerde çıplak ve açık olacak. Gizli kapaklı ittifaklar olmayacak. Şeffaf bir seçim sürecine giriyoruz. Ya teokrasi ya demokrasi olacak, başka yol yok.