PeyamaKurd - Irak’ta hükümet kurma sürecinde kilit rol oynayan Şii Koordinasyon Çerçevesi, Kanun Devleti Koalisyonu lideri Nuri Maliki’yi resmen başbakan adayı olarak ilan etti. 2006-2014 yılları arasında iki dönem başbakanlık yapan Maliki, 12 yıl aradan sonra yeniden aynı koltuğa oturmaya hazırlanıyor.
Koordinasyon Çerçevesi liderleri, bugün Hadi Amiri’nin Bağdat’taki ofisinde bir araya gelerek ülkenin siyasi geleceğini belirleyecek kritik bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, Maliki isminin "oy çokluğuyla" kabul edildiği aktarıldı.
Sonuç bildirisinde, Nuri Maliki’nin adaylığının anayasal süreçlerin tamamlanması ve Irak’ın istikrarının korunması adına stratejik bir adım olduğu belirtildi. Koordinasyon Çerçevesi, Maliki’nin geçmişteki devlet yönetimi tecrübesinin, mevcut zorlukların aşılmasında kilit rol oynayacağını savunarak şu ifadelere yer verdi:
"Irak’ın birliğini koruyacak, hizmet üretecek ve güvenlik krizleriyle mücadele edebilecek güçlü bir hükümetin inşası için tüm ulusal güçlerle iş birliği yapmaya hazırız."
Gözler Parlamentoda
Koordinasyon Çerçevesi, hükümetin kurulabilmesi için öncelikle cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılması gerektiğine dikkat çekerek Irak Temsilciler Meclisi’ne "acil toplanma" çağrısı yaptı. Anayasal prosedürlere göre; parlamentonun önce yeni cumhurbaşkanını seçmesi, ardından cumhurbaşkanının en büyük blok olan Koordinasyon Çerçevesi’nin adayı Nuri Maliki’yi hükümeti kurmakla görevlendirmesi gerekiyor.
Muhalefetten başbakanlığa: Nuri Maliki’nin portresi
1950 yılında Babil’de doğan Nuri Maliki, Irak siyasetinin en etkili figürlerinden biri olarak kabul ediliyor. 1970’li yıllarda İslami Dava Partisi saflarında Baas rejimine karşı yürüttüğü muhalefet nedeniyle uzun yıllar sürgünde yaşadı. 2003 sonrası Irak siyasetine yön veren isimlerin başında gelen Maliki, 8 yıl süren başbakanlığı döneminde birçok tartışmanın da odağında yer almıştı.
Halen İslami Dava Partisi Genel Sekreterliği ve Kanun Devleti Koalisyonu başkanlığını yürüten Maliki’nin adaylığına, Irak’taki diğer siyasi aktörlerin ve sokaktaki protesto potansiyelinin nasıl bir tepki vereceği ise merak konusu.